Gazete işsizlerine: Yeni iş için hiçbir yaş geç sayılmaz

0
685
doğan satmis

Amerika’da son 20 yılda yerel gazetelerde çalışırken işsiz kalanların sayısı kaçmış biliyor musunuz?

Tam 300 bin.

İnanılır gibi değil ama irice bir şehrin nüfusu kadar gazeteci işini kaybetmiş. Eminim bunların tümü de belli yaşı geçmiş insanlardır ve büyük çoğunluğu ikinci bir işi denemeden erken emekli olmuşlardır.

Benzer trend Türkiye’de de yaşandı ve yaşanıyor. Üstelik Türkiye’de, bir de siyasi ve ideolojik nedenlerle işinden olan çok sayıda gazeteci var. Son yıllarda 10 bin, 12 bin gazete çalışanının işsiz kaldığı söyleniyor.

Daha önce gazetede çalışırken işsiz kalan arkadaşlarımdan bazılarının yeni kurdukları işleri size anlatmıştım. Şimdi bunlara bir yenisini eklemek istiyorum.

Kendisi, aklınıza gelebilecek tüm gazetelerde genel müdür düzeyinde üst düzey yöneticiydi, pazarlama ve satış ağırlıklı çalıştığı için tüm medya gruplarınca kapışılıyordu. Ama çalıştığı gazete kapandı.

Peki böyle biri pes eder mi?

Tabii ki etmez.

Varol Köse de pes etmedi, hemen birkaç iş birden kurmaya başladı.

Hobi düzeyinde tekne ve yelkenli merakı vardı. Önce arkadaşlarının teknelerine biniyordu, sonra da elinde ne varsa kendi teknesine yatırmıştı. Önce bu işe, yani tekne kiralama işine girdi. Kurduğu şirketle tekneleri meraklılarına kiralamaya başladı. İlk kiraladığı kendi teknesiydi.

Sonra çevreye açıldı. Şu anda iki üç ülkede, 7 marinada kiralanacak tam 23 tekneye ulaşmış durumda. ‘Lycansail.com’ şirketi, başta Avrupalı turistler olmak üzere denizciliğe meraklı insanlara hizmet veriyor. Ve öğrendiğim kadarıyla tekne meraklısı turistler o kadar çok ki, tekne yetiştiremiyorlar.

***

Ama Varol Köse tek işle yetinecek biri değildi. Dedim ya gazete pazarlaması yapabilecek yeteneklere sahip ‘özel’ biriydi.

Şimdi de tarihi yapıları, üzerindeki kiri pası hiç zarar vermeden temizleyebilecek bir teknoloji olan ‘Kuru buz’a el atmış.’Coldjet’ adlı uluslararası firmanın temsilcisi olmuş.

Malum Türkiye’de her türlü tarihi yapı restore edilirken ağır hasara uğratılır, Şile’deki kale gibi “Sünger Bob”laştırılır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, işlerin ehline verilmemesi ve uygun teknolojinin kullanılmamasıdır genellikle.

Arkadaşım böyle bir olaya meydan vermeyecek yeni bir teknolojiyi tanıtma derdinde. “Kuru Buz” teknolojisi, tarihi esere zarar vermeden, üzerindeki tozu alarak temizlenmesini sağlıyor. Ve bunu yaparken, esere zarar vermediği gibi, çevreye ve insan sağlığına da zarar vermiyor. Sonuçta kullanılan malzeme kuru buz, yani su. Bunun yüzey temizleme için en güvenilir teknoloji olduğu söyleniyor.

Türkiye’de ilk kez Antalya Kaleiçi’nde yer alan Kesik Minare Camisi’nin restorasyon çalışmalarında ‘Kuru buz’ kullanılmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu bu temizliğe onay vermiş.

‘Kumlama’ gibi başka bazı yöntemlere göre daha iyi sonuç alınmış. Örneğin özgün malzeme hiç zarar görmemiş, tarihi yapıdaki kirler çıkarılmış, hiçbir atık çıkmamış, hiç kimyasal kullanılmamış, çalışanlara zarar verilmemiş ve doğa kirletilmemiş.

Tüm bu sonuçlar yöntemin ne kadar başarılı olduğunu kanıtlıyor.

Zaten ‘Sürdürülebilirlik’ veya İngilizcesiyle ‘Sustainabilitiy’ şu anda tüm dünyada en çok kullanılan sözcük. Şirketler tüm faaliyetlerine önce “Sürdürülebilirlik” penceresinden bakıyorlar, çevreye zarar vermemek en önemli öncelik oldu. Bunu başaran öne çıkıyor.

Umarım Türkiye’deki tarihi yapılardan sorumlu kurumlar çevreye zarar vermeyen, tarihi yapıyı koruyan bu yöntemin başarısını keşfederler. Konuya siyasi veya ideolojik yaklaşmayıp, tarihi eserlerin korunması için böyle akıllıca yöntemlere başvururlar.

***

Gördüğünüz gibi bir insanın yıllarca çalıştığı iş, bir anda ortadan yok olunca, yeni bir iş başarması engellemiyor.

Zaten gelecekte ‘Yapay Zekâ’ teknolojisi ile binlerce meslek daha yok olacak. Şimdiki işlerin yüzde 70’inin yapay zekâya geçeceği öngörüsünde bulunanlar bile var.

Bırakın yüzde 70’i, şimdiki çalışanların yüzde 20’si bile işsiz kalsa, bu milyonlarca insan işini kaybedecek demek.

Yani kimsenin işi garanti değil.

Varol Köse gibi hobisi olan ise daha avantajlı.

Demek ki önce bir hobi edinmek gerekiyor.

 

 

Önceki İçerikMarmara Skal’da başkanlık zinciri törenle Melih Buluç’a verildi
Sonraki İçerikTÜROB: Polonya pazarı 1 milyona dayandı, talep çok uçak yok
Doğan Satmış
Doğan Satmış, 34 yıl önce gazeteciliğe muhabir olarak Anadolu Ajansı'nda başladı. Günaydın ve Bugün gazetelerinde gece editörlüğü yaptı. Hürriyet'te 17 yıl boyunca yazı işleri müdürüydü. Hürriyet'in ilk Okur Temsilcisi (Ombudsman) oldu ve 5 yıl sürdürdü. Dünya Ombudsmanlar Birliği Derneği üyeliğinde bulundu. Sabah gazetesine Genel Yayın Yönetmen Yardımcılığı yaptı. 2009'da Habertürk gazetesinin kurucuları arasındaydı. 2002'de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce araştırma dalında "Yılın Gazetecisi" seçildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu'nda iki dönem görev yaptı. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Komitesi'nde görev yaptı. Halen Basın Konseyi Yüksek Kurul üyesi. Referans gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. ABD'de The Plain Dealer gazetesinde konuk editör olarak bulundu. Gelecekte Biryerlerde 21. Yüzyıla Yansımalar adlı kitabı 2006'da yayınlandı. GAYE adlı kitabı ise 2013'te yayımlandı. Halen Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarı ve Genel Yayın Danışmanı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giren
Lütfen adınızı yazın